Son güncelleme: · İçerik Dentova diş hekimleri tarafından hazırlanmıştır.
Kısa özet: Kanal tedavisi (endodonti), çürük ya da travma nedeniyle iltihaplanmış diş sinirinin temizlenip kanalların doldurulmasıdır. Amaç dişi çekmeden kurtarmaktır. Günümüzde lokal anestezi altında yapılır ve ağrılı bir işlem değildir; çoğu vakada 1–2 seansta tamamlanır. Başarı oranı yüksektir.
Dişin ortasında, pulpa adı verilen ve sinir ile damarları barındıran bir boşluk vardır. Çürük derinleşip bu dokuya ulaştığında ya da diş travma görüp sinir canlılığını kaybettiğinde, pulpa iltihaplanır. İltihap kendiliğinden geçmez; kök ucuna ve çevresindeki kemiğe yayılarak apse oluşturur.
Ağrının kesilmesi iyileşme demek değildir. Sinir tamamen öldüğünde ağrı geçici olarak kaybolabilir; ancak enfeksiyon sessizce ilerlemeye devam eder. Bu nedenle ağrısı geçen bir diş de mutlaka değerlendirilmelidir. Bazı vakalarda hiç ağrı olmadan, yalnızca röntgende kök ucu lezyonu saptanır.
Kaplama aşamasını erteleme. Kanal tedavisi görmüş dişler beslenmesini kaybettiği için zamanla kırılganlaşır. Özellikle arka dişlerde üst restorasyonun (onley veya kron) yapılmaması, dişin kök seviyesinden kırılarak kaybedilmesinin en sık nedenidir.
Hayır. İşlem lokal anestezi altında yapılır ve sırasında ağrı hissedilmez. "Kanal tedavisi çok ağrılıdır" algısı, aslında tedaviye gelmeden önceki şiddetli ağrıdan kaynaklanır. Tedaviden sonra birkaç gün çiğnerken hassasiyet olması normaldir ve basit ağrı kesicilerle geçer.
Daha önce yapılmış bir kanal tedavisinde şikâyet devam ediyorsa ya da röntgende kök ucunda lezyon görülüyorsa tedavi yenilenebilir. Eski dolgu maddesi çıkarılır, kanallar yeniden temizlenip doldurulur. Buna rağmen iyileşme olmayan seçilmiş vakalarda kök ucu cerrahisi (apikal rezeksiyon) gündeme gelir.
Kanal tedavisi ücreti; dişin kanal sayısına (ön dişler genellikle tek, azı dişleri 3–4 kanallı), seans sayısına, kanal tedavisi tekrarı olup olmadığına, mikroskop kullanımına ve sonrasında yapılacak üst restorasyonun türüne göre değişir. Muayene ve röntgen sonrası size özel bilgi verilir.
Buradaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Size hangi tedavinin uygun olduğuna, ağız içi muayene ve gerekli görüntülemelerden sonra hekiminiz karar verir. Diş ağrınız varsa değerlendirme için hekiminize başvurun.
Hayır. İşlem lokal anestezi altında yapılır ve sırasında ağrı hissedilmez. Kanal tedavisinin ağrılı olduğu algısı, tedaviye gelmeden önceki şiddetli diş ağrısından kaynaklanır. Tedaviden sonra birkaç gün çiğnerken hassasiyet olması normaldir ve basit ağrı kesicilerle geçer.
Çoğu vakada 1–2 seansta tamamlanır. Tek seans, enfeksiyonun sınırlı olduğu durumlarda tercih edilir. Aktif iltihap, apse veya çok kanallı zorlu anatomilerde seans sayısı artabilir. Her seans genellikle 45–90 dakika sürer.
İlk birkaç gün çiğnerken hassasiyet ve hafif ağrı normaldir; genellikle 3–7 gün içinde azalarak kaybolur. Ağrının giderek artması, şişlik oluşması veya ateş eşlik etmesi durumunda hekiminize başvurmalısınız.
Arka dişlerde çoğunlukla şarttır. Kanal tedavisi görmüş dişler beslenmesini kaybettiği için zamanla kırılganlaşır. Üst restorasyonun yapılmaması, dişin kök seviyesinden kırılarak kaybedilmesinin en sık nedenidir. Ön dişlerde madde kaybı azsa dolgu yeterli olabilir.
Kanalları düzgün doldurulmuş ve üzeri uygun şekilde restore edilmiş dişler ömür boyu kullanılabilir. Başarıyı belirleyen etkenler; kanalların sızdırmaz doldurulması, üst restorasyonun zamanında yapılması, düzenli ağız bakımı ve 6 aylık kontrollerdir.
Şikâyet devam ediyorsa ya da röntgende kök ucunda lezyon görülüyorsa kanal tedavisi yenilenebilir (retreatment). Eski dolgu maddesi çıkarılır, kanallar yeniden temizlenip doldurulur. Buna rağmen iyileşme olmayan seçilmiş vakalarda kök ucu cerrahisi (apikal rezeksiyon) uygulanır.
Büyük olasılıkla evet. Sinir tamamen öldüğünde ağrı geçici olarak kaybolabilir; ancak enfeksiyon sessizce ilerleyerek kök ucunda apse oluşturur. Ağrısı geçen bir diş mutlaka değerlendirilmelidir. Bazı vakalarda hiç ağrı olmadan, yalnızca röntgende lezyon saptanır.
Doğal dişi korumak her zaman ilk tercihtir. Çekilen dişin yerine implant veya köprü gerekir; bu hem daha kapsamlı hem daha maliyetlidir. Ayrıca çekim sonrası çene kemiğinde erime başlar. Diş kurtarılabilir durumdaysa kanal tedavisi öncelikli seçenektir.
Rubber dam, dişi tükürükten izole eden ince bir lastik örtüdür. Kanala bakteri girişini engeller, kullanılan dezenfektan solüsyonların ağza kaçmasını önler ve küçük aletlerin yutulma riskini ortadan kaldırır. Tedavi başarısını belirgin şekilde artırdığı için standart uygulamadır.
Ücret; dişin kanal sayısına (ön dişler genellikle tek, azı dişleri 3–4 kanallı), seans sayısına, kanal tedavisi tekrarı olup olmadığına, mikroskop kullanımına ve sonrasında yapılacak üst restorasyonun türüne göre değişir.
Tedavi planınız, ağız içi muayene ve gerekli görüntülemeler sonrasında hekiminiz tarafından kişiye özel belirlenir. Sorularınız için bize ulaşın.
Horozluhan, Ayazlar Sk. No:2 D:101, 42120 Selçuklu/Konya